|
Kasık fıtığı
Eğer
karın içi organın ilerlemesine olanak veren açıklık torbaya
kadar uzanmıyorsa kasık fıtığı, uzanıyorsa torbaya kadar
inmiş kasık fıtığı da deniliyor. Kasık fıtığında en çok
korkulan durum; içeriğin
kendiliğinden karına geri gitmemesi ve
kolaylıkla karın içine itilememesi yani boğulma. Boğulmada
en önemli risk, o taraftaki testisin ve boğulan organın kan
akışının bozularak çürümesi.
Her yüz erkek çocuğun 1 ya da 2’sinde kasık
fıtığına rastlanıyor. Kızlarda ise kasık fıtığı sıklığı
erkeklere oranla 4-6 kez daha az. Kasık fıtığı, hastaların %
60’ında sağ, % 30 unda sol, % 10 unda ise her iki tarafta
birlikte görülüyor.
Kasık fıtığı olasılığı prematüre
bebeklerde, anne karnında kaldığı süre ne kadar az ise o
kadar yüksek. Normal zamanda doğan ancak doğum ağırlığı
düşük olan bebeklerde de bu oran artıyor. Üstelik bu
bebeklerin her iki kasığında birden fıtık görülme olasılığı
daha yüksek.
Belirtileri
Anne
babaların ilk dikkatini çeken belirti; kasıkta beliren ve
kaybolan bir şişlik. Ağlama, öksürme, ıkınma gibi karın içi
basıncını arttıran durumlarda şişkinlik daha belirgin hale
geliyor.
Eğer boğulma olmuşsa, kasıkta şişlikten
başka kızarıklık ve hassasiyet ve kusma, dışkı yapamama gibi
bağırsak tıkanıklığı bulguları görülüyor.
Kız çocuklarında da buna benzer
yakınmalar söz konusu. Ancak kızlardaki kasık fıtıklarının
% 20’sinde, fıtık duvarının bir kısmı over veya tüp
tarafından oluşturulduğundan şişlik kaybolmuyor yani devamlı
görmek mümkün.
Teşhis
Anne babaların da rahatlıkla göreceği,
kasık bölgesindeki şişlik, fıtık tanısını kolaylaştırır.
Kasık fıtığı ve hidrosele, hastanın
öyküsünün yanısıra fiziki muayene ile rahatlıkla tanı
konulur. Ultrasonografi, bu hastalıkların tanısı için
kullanılan yöntemlerden biri.
Fıtık
tekrarlayabilir mi?
Uzman kişilerce yapılmış fıtık
ameliyatından sonra yeniden fıtık olma olasılığı yok denecek
kadar az. Ancak tek tarafta yapılan ameliyat sonrası diğer
tarafta fıtık gelişme ihtimali var. Ancak bu tekrarlama
tarzında değil, yeni bir oluşan bir fıtık. Araştırmalar bu
durumun erkek çocuklarda daha az, kızlarda daha çok
görüldüğünü ortaya koyuyor.
Kasık fıtığının
tehlikeleri
Çocukluk çağında kasık fıtığının en önemli
tehlikesi, halk arasındaki yaygın deyimiyle “fıtık
boğulması.” Boğulma, kanala giren organların geri gitmemesi
olarak tanımlanıyor. Bu durumda organ sıvı topladığından
kanal içi basınç giderek artıyor. Basınç arttığında,
öncelikle kanın geri dönüşü engelleniyor. Böylece, basınç
giderek temiz kanın da gelişini engelleyecek düzeye çıkıyor.
Sonuçta hem o taraftaki testiste hem de kanaldaki organ
dolaşımında bozulma ihtimali doğuyor ve organlar çürümeye
başlıyor. Boğulma atağı geçirildiğinde ise, % 15 olasılıkla
o taraftaki testis kaybediliyor. Boğulma durumuna erken
müdahale edilmesi çok önemli. Çünkü geç müdahale durumunda
hayati bir risk söz konusu. Ayrıca tedavideki gecikme
testislerin bozulmasına ve dolayısıyla kısırlığın ortaya
çıkmasına neden oluyor. Üstelik kısırlığın uzun yıllar sonra
anlaşılması gibi bir riski de taşıyor.
Boğulma riski ile yaş arasında çok yakın
bir ilişki var. Zamanında doğmuş bir yenidoğan bebek için bu
risk %35 civarında. Erken doğan yeni doğmuş bir bebekte risk
daha az olmakla birlikte %13. Hayatın ilk yılında boğulma
riski, diğer dönemlere oranla daha yüksek.
Cerrahi müdahale
Kasık fıtığı teşhisi konulan bebek ve
çocukların, birkaç gün içinde ameliyat edilmesinde yarar
var. Çünkü, fıtık boğulması ve organ çürümesi gibi risklerin
en yoğun görüldüğü dönem; yenidoğan ve süt çocukluğu. Ancak
pek çok anne babalar bebeğinin çok küçük olduğunu düşünerek
ameliyat fikrine soğuk bakıyor.
Çocuğun ameliyatı genellikle yarım saat
sürüyor. Cerrahi tedavisi yapılan çocuk yaklaşık 3 saat
kadar hastanede bekletildikten sonra, aynı gün içinde evine
geri dönüyor. Üstelik ameliyat sonrası ağrı giderici dışında
bir ilaca da gereksinimi yok.
Çocuklar ameliyattan sonraki 3-4 saat
içinde tamamen normale dönüyor, gündelik aktivitelerini
rahatlıkla yapmaya başlıyor.
Ameliyat sonrasında evde, ameliyat
bölgesinin temizliğine özen göstermek gerekiyor. Eğer bez
kullanılıyorsa, bezi sık aralıklar değiştirmelisiniz.
Ameliyattan 3-4 gün sonra banyo mümkün.
Ameliyat sonrasında birkaç gün kasık ve
torbada şişlik ve hafif morluklar görülebilir. Bunların
kaybolması birkaç haftayı alır. Ancak çok az da ortaya
çıksa; aşırı şişlik, kızarıklık ve ağrı şikayeti varsa,
yaradan kan ve iltihap akıyorsa bunun yanı sıra çocukta
ateş, bulantı, kusma gibi belirtiler varsa, doktorunuzu
aramalısınız.
Hidrosel (Testis
etrafında su toplanması)

Anne karnındaki erkek bebeğin testisleri,
28. haftadan itibaren torbaya iniyor. Normal seyrinde,
testis indikten sonra indiği kanalın kapanması gerekiyor.
Ancak bazı bebeklerde bu kanal kapanmıyor. Açık kanalın çapı
fazlaysa barsaklar bu kanal içine giriyor ve kasık fıtığı
oluşuyor. Şayet açık kalan kanalın çapı çok dar ise karın
içinden bu kanala karın sıvısı akıyor ve testisin etrafında
bir su kesesi oluşturuyor. Buna da hidrosel deniyor. Biriken
sıvı miktarı ne kadar çoksa testis de o kadar büyük
görünüyor.;Bazande sıvı torbaya kadar ilerlemeden, testisin
daha yukarısında bir kist şeklinde sonlanıyor.Buna kordonda
sıvı toplanması (kordon kisti) deniyor.
Hidrosel oldukça sık rastlanan bir durum.
Yenidoğan erkek bebeklerin yaklaşık % 60’ında torbada az
veya çok sıvı vardır. Ancak anne babalar genellikle bunu
büyük bir şişlik ve torbalarda gözle görülür bir büyüklük
olduğu zaman fark edebiliyor.
Nasıl anlaşılır?
Anne babaları şüphelendiren ilk bulgu;
bebeğin torbasındaki şişlik veya büyüklük. Ancak bu şişlik,
ağlama veya ıkınma gibi karın içi basıncını arttıran
durumlarda
farklılaşmıyor yani kaybolup geri gelmiyor. Ancak yürüme
dönemindeki çocuklarda, sabah yataktan kalkınca daha az,
akşam saatlerinde daha fazla şişlik gözlemek mümkün.
Hidrosel, testisi de içine alan sıvı dolu
kesenin görülmesi ve bir uzman tarafından muayenesi ile
kolaylıkla tespit edilebiliyor.
Hidroselin
tedavisi
Yenidoğan erkek bebekte görülen hidrosel,
çok yüksek bir olasılıkla kendiliğinden kayboluyor.
Kendiliğinden kaybolma olasılığı en yüksek görüldüğü dönem;
ilk altı ay. Ancak kendiliğinden kaybolma ihtimalinin
onsekiz aya kadar sürdüğü düşünülüyor
Hidrosel, aynı veya karşı taraftaki
testisler üzerine herhangi bir olumsuz etki göstermez. İşte
bu yüzden bebek 18 aylık olana kadar kendiliğinden kaybolma
ihtimali göz önüne alınarak yalnızca izlenir. Ancak bu aydan
sonra belirgin olarak devam eden hidroselin kaybolma
ihtimali ortadan kalktığı gibi, büyüklüğünün giderek artması
da söz konusu olabiliyor. Bu durumda tavsiye edilen tedavi
biçimi ise cerrahi müdahale.
|