|
İshal en sık 0-5 yaş grubunda rastlanan ve
özellikle ilk 2 yaştaki ölüm nedenlerinin başında gelen bir
hastalıktır.
Büyük çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde
olmak üzere dünyada her yıl ishalden 4-5 milyon çocuğun
yaşamını kaybettiği bilinmektedir.
Günde üç kereden fazla sayıda sulu
dışkılama, ishal olarak kabul edilir. Yalnızca sık
dışkılama, kıvam bozuk değilse ishal sayılmaz. İshalde (diyare),
bağırsak hareketlerinin artması, su ve mineral emilimin
azalması ve/veya barsaklara vücuttan su ve mineral
salgılanmasının artması sonucu dışkı miktarı fazlalaşır.
Günlük dışkı sayısı artar veya dışkı kıvamı bozularak
yumuşak, sulu bir görünüm alır.
Özellikle küçük bebeklerde beslenme
şekline göre dışkılama sayısı değişir. Örneğin yenidoğan
döneminde günde 3-5 kez dışkılama normaldir. Bu sayı geçiş
kakası döneminde (3-15. günlere arası) günde 8-10’u
bulabilir. Bundan sonraki dönemde, ilk yaşın sonuna kadar,
dışkı sayısı genellikle günde 2-3’tür. Ancak özellikle anne
sütü ile beslenen normal bebeklerde günlük dışkı sayısı
7’ye varabilir. Dışkının miktarı esas alınarak, ishal tanımı
daha objektif kriterlere dayandırılabilir. Günlük dışkı
miktarının süt çocuğunda 10g/kg/gün, daha büyük çocukta ise
200mg/kg/gün üzerine çıkması ishal kabul edilir.
Yenidoğan ve süt çocuklarında ileri yaşlara
kıyasla ishal daha kolaylıkla oluşur. Ve daha ağır bir gidiş
gösterir. bu durum, ilk aylardaki çocukların besi
bileşimindeki değişikliklere kolay uyum gösterememeleri,
ayrıca ishal yapabilen birçok patojen organizmalara henüz
bağışıklık kazanmamış olmaları ile açıklanır. Bu yaşta ishal
ile birlikte hemen daima kusmalar görülür. Bu da çocuğun
durumunu ağırlaştırır. Küçük bebeklerde su ve tuz dengesi
iyi korunamaz, aşırı kayıpla ani sıvı kaybı(dehidratasyon)
hızla gelişir.
İshallerin sıklığı ve nedenleri toplumun
sağlık koşullarına göre farklılık gösterir. Ülkemizde
enfeksiyonlar ishallere yol açan nedenlerin başında gelir.
Evlerin akarsu, uygun tuvalet drenajı gibi hijyenik
koşullardan yoksun olması, yemeklerin hazırlanışında
temizlik kurallarına dikkat edilmemesi, çocuğa bakan
kişilerin kişisel hijyen bilgisinden yoksun oluşu enfeksiyöz
ishallerin oluşmasını kolaylaştıran risk faktörleridir.
Diğer bir risk faktörü, dengesiz beslenmedir. Dengesiz
beslenmeye en sık diyette karbonhidrat fazlalığı olarak
rastlanır. Genellikle ilk yaşta unlular veya fazla
sulandırılmış, nişasta ve şeker ilave edilmiş sütten oluşan
beslenme şekli, protein-enerji azlığına yol açtığı gibi
bağırsaklarda fermantasyonu ve sulu dışkılara eğilimi de
arttırır. Yanlış beslenme uygulanan çocukların anneleri,
genellikle yeterli bilgi alamadıkları için, verilen besinin
temizliğine de dikkat etmezler ve bu çocuklarda barsak
enfeksiyonları çok görülür.
Tuvalete çıkma sayısı her çocukta farklılık
gösterebilir. Ancak çocuğunuz her zamankinden daha sık ve
sulu kaka yapıyorsa ishal olmuş demektir.
Yedi güne kadar iyileşen ishaller ani, 14
güne kadar uzayan ishaller inatçı, 14 günden uzun süren veya
yinelenen ishaller kronik ishal olarak değerlendirilir. Her
üç tip ishalin yaklaşım ve tedavisi farklı olduğundan bu
ayrımların bilinmesi faydalıdır.
Bu bölümde en sık rastlanan ishal
şekli olan ani ishalleri işleyeceğiz;
Ani ishal:
Çocukta dışkı sayısı ve miktarının
artmasıdır. Bu ishallerin büyük bir kısmı mikrobik
nedenlerden dolayı meydana gelir. Başta virüsler olmak üzere
bakteriler ve parazitler ani ishale sebep olabilirler.
Gelişmiş ülkelerde ani ishale daha çok
virüsler neden olmakla birlikte, diğer ülkelerde bakteri ve
parazitlere bağlı ishaller ağırlıklıdır.
Boğaz, kulak, idrar yolu
enfeksiyonlarında ve zatürre gibi ağır hastalıklar sırasında
da ani ishal görülebilmektedir.
Enzim eksikliklerine ve beslenmeye bağlı
ishaller ani başlayabilmekle birlikte, esasta kronik ishale
neden olurlar.
İshal ile birlikte çoğunlukla kusma,
karın ağrısı, ateş görülmekle beraber, bu bulgular her zaman
ishale eşlik etmeyebilir.
Ani ishallerde ölümlerin başlıca nedeni ,
hayatın devamı için gerekli olan su ve minerallerin vücuttan
çok fazla kaybedilmesidir.
Ani ishalde çocuklar ne kadar su ve
tuz kaybeder?
1.Hafif sıvı
kaybı: Çocuk canlı, aktif, sıvı alımı normal, gözler
çökük değil, gözyaşı mevcut, ağız ve dil nemli, cilt
gerginliği azalmamış.Vücut ağırlığının % 5’inden daha azını
kaybetmiş.
2.Orta derecede
sıvı kaybı: Çocuk huzursuz, şiddetli sıvı alma
ihtiyacında. Gözler içeri çökmüş, gözyaşı yok, ağız ve dil
kuru, çekilip bırakılınca, cilt eski haline zorlukla
geliyor. Vücut ağırlığının % 5-10 arası sıvı kaybetmiş.
3.Ağır sıvı kaybı:
Çocuk dalgın, sorulara cevap vermiyor, sıvı ve su içemiyor,
çekilip bırakılınca cilt eski haline çok zorlukla geliyor.
Şok bulguları (tansiyonu düşük, el ve ayakları soğuk, soluk
görünüyor) var. Vücut ağırlığının % 10’undan daha fazla su
kaybetmiş.
Evde, hafif sıvı
kaybında ne yapabilirsiniz; Hazır tuzlu sudan (oral
rehidtratasyon sıvısı) bebeğinize içiriniz. Hazır tuzlu su,
eczanelerde bulunmaktadır ve çok ucuzdur. Bu sıvı, çocuğa,
kusturmamak kaydıyla, aldığı kadar verilebilir. Bebeğiniz
anne sütü alıyorsa, emzirmeye devam ediniz.. Mama ile
besleniyorsa, mamalarını ishal mamalarıyla
değiştirebilirsiniz. Bebeğiniz 6 aydan büyükse ek
gıdalarını kesmeyiniz, ancak yüksek şeker içerikleri
nedeniyle meyve sularını vermeyiniz.
Ne zaman
doktorunuzu aramalısınız? (Bütün ishallerde aynı
kurallar geçerlidir)
1. Çocuğunuz ağızdan alabildiği
sıvıdan daha fazlasını, kusma veya ishal yoluyla
kaybediyorsa (Bebeğiniz aşırı huysuz ve
huzursuzdur.Ağlarken gözyaşı dökemez ve gözleri içeri
çöker, dil ve dudakları kurur. Su kaybı yüzünden bıngıldağı
içeri çöker, idrarı azalır ve koyu renkli gelir.)
2. Çocukta şok bulguları varsa:
Çocuk dalgın, sorulara cevap vermiyor, beslenmeyi ve ağızdan
sıvı almayı reddediyor,tansiyonu düşük, el ve ayakları
soğuk, soluk görünüyorsa, Soluk alıp verişi ve nabzı
hızlıysa, karın derisi çekilip bırakılınca eski haline
hemen dönemiyorsa
3. Kanlı ishali varsa
4. Yüksek ateşle seyrediyorsa ve
ishal ve kusma günde 10’dan fazlaysa
hemen çocuk doktorunuzu arayınız ve
çocuğunuzu muayene etmesini sağlayınız.
İshalden korunma
-
Temiz olduğuna inandığınız suları
içirin. Eğer su konusunda emin değilseniz, suyu en az 10
dakika kaynatın ve oda sıcaklığına geldikten sonra
içirin.
-
Bebeğinizin sildiğiniz ya da banyo
ettirdiğiniz suların temiz olup olmadığına dikkat edin.
Eğer emin değilseniz, suyu en az 10 dakika kaynatın ve
ılıdıktan sonra kullanın.
-
Çocuğunuza yalnızca pastörize süt ve
şişelenmiş meyve suyu verin.Ya da, normal sütü kaynama
noktasına geldikten sonra 5-10 dakika daha kaynatın ve
soğuduktan sonra içirin.
-
Taze meyve ve sebzeleri yıkamadan
yedirmeyin.
-
Et, balık ve deniz ürünlerini iyice
pişirin.
-
Peynir, yoğurt, dondurma gibi
ürünlerin pastörize sütten yapıldığına emin olun.
-
Sokaktan yiyecek almamaya dikkat
edin.
-
Yemek yemeden önce ve tuvaletten
çıktıktan sonra ellerini yıkamasına özen gösterin.
-
Kendiniz tuvaletten çıktıktan sonra
ve bebeğinizin altını değiştirdikten sonra ellerinizi
iyice yıkayın.
Tedavi
Tedavinin esası, kusma ve ishal yoluyla
kaybedilen sıvı ve tuzların, ağız yoluyla hastaya
verilmesidir. İshali olan çocuğun sıvı ihtiyacı
artacağından ağızdan bol miktarda sıvı verilmelidir. Anne
sütü alan bebeğe anne sütü verilmeye devam edilmelidir. Son
tıbbi verilere göre; ishalli çocuğa, yiyebildiği her şey
verilmeli fakat özellikle yağlı yiyeceklerden kaçınarak sulu
gıda ağırlıklı beslenme sağlanmalıdır.
Doktorunuz bebeğinizi muayene ettikten
sonra,ağızdan sıvı tedavisini sağlayan tuzlu şekerli tor
poşetlerini kullanmanızı önerecek ve tarif edecektir. Ayrıca
mikrop öldürücü toz ilaçlardan verir.
Ağız yoluyla gerektiği kadar sıvı
verilemiyorsa, o zaman damar yoluyla aynı tedavi verilir. Bu
ise çocuklarda, hastaneye yatma anlamına gelir.
Çocukluk döneminde ishal kesici ilaçların
kullanılması doğru değildir. Çünkü bu ilaçların bebeklerde
kullanımı bağırsakların çalışmasını engelleyerek ishali
durdurabiliyor. Bu durum bağırsaklardaki sıvıları
durgunlaştırarak enfeksiyona yol açan bakteri ve virüslerin
kana karışmasına neden olur. Kana karışan bakteri ve
virüsler çok daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.
|