|
Bu dönemdeki sorunları önlemenin en iyi
yolu düzenli beslenme alışkanlığıdır. Okul öncesi dönemde en
önemli sorunlarda birisi demir eksikliğidir.
Demir eksikliği
anemisi:
Çocuklarda demir eksikliği anemisi,
genellikle beslenme yetersizliğine bağlı gelişir. Bebeklik
döneminde ek besinlere çok geç başlanması, uygunsuz besin
seçimi, demir emilimini engelleyen besinlerin diyette yer
alması.
Demir eksikliği anemisinden
korunabilmek için:
-
Ek besinlere zamanında başlamak. Uygun
besinleri seçmek.
-
Besinlerde çeşitliliğe yer vermek.
-
Süt ve yoğurt miktarını 500 ml, en
fazla 600 ml ile sınırlamak
-
Şekerlemeler, bisküvi, cips gibi
besinler ile çay ve hazır meyve sularının tüketimlerini
sınırlamak.
-
İyi bir demir kaynağı olan kırmızı ete
haftada 3-4 defa yer vermek
-
Yumurta sarısı, yeşil yapraklı
sebzeler, kuru baklagiller, kuru yemişler, kuru
meyveler, pekmez ve susam gibi demirden orta derecede
zengin olan besinlerin belirli sıklıkta diyette yer
almasına özen göstermek.
-
Demirin emilimini artırmak amacıyla,
özellikle yemeklerle birlikte domates, mandalina,
portakal türünden bir C vitamini kaynağı tüketmek
gerekir.
Kabızlık:
Tuvalet eğitimini bir soran haline getiren ailelerin
çocuklarında 2 yaş civarında, zorlu tuvalet eğitimi sonucu
kirletme korkusuyla kaka biriktirme, ve bağırsak boşaltmada
isteksizliğe bağlı olarak kabızlık gelişebilmektedir. Bu
dönemdeki kabızlığın önemli bir nedeni de beslenmede yapılan
hatalardır. Diyette lifli besinlere az yer verilmesi
durumunda kabızlık gelişebilmektedir.
Kabızlık süt tüketimi fazla olan çocuklar
arasında da yaygındır. Kabız çocukların genellikle 600
ml'nin üstünde süt tükettikleri (çoğu da biberonla olmak
üzere) ve doğal olarak diğer besin çeşitlerine az yer
verdikleri gözlenmiştir. Yetersiz sıvı alımı da kabızlığa
yola açan önemli nedenler arasındadır.
Kabızlığı önlemede laksatifler, normal
bağırsak alışkanlığının sağlanmasındaki ilk adım olmakla
birlikte, uzun süreli bir çözüm değildir. Diyetin lif ve
sıvı miktarındaki artış kabızlığı önler. Bu nedenle bir
yandan günlük alınan sıvı miktarı gözden geçirilirken, diğer
yandan sebzeler, meyveler, kuru baklagiller, kepekli-yulaflı
ekmek, bulgur ve tam buğday unu gibi liften zengin
besinlerin diyette belirli sıklıkta yer alması
sağlanmalıdır. Çocuklara 2 yaştan önce zorla yapılan tuvalet
eğitimlerinden sakınılması kabızlığın önlenmesi açısından
önemlidir. Kabızlık ve tedavisi için tıklayınız…
Olumsuz yeme
davranışı ve iştahsızlık: Yemeği reddetme ya da
seçici davranma çocuklarda sık rastlanan olumsuz bir yeme
davranışıdır. Çoğu durumda çocuk iyi besleniyor, ancak
ailenin beklentisi doğrultusunda yemiyordur. İştahsızlık,
çocuğun besini almak istememesi ile ortaya çıkan bir
durumdur. Anemi, bağırsak parazitleri, hastalıklar çocukta
iştah kaybına neden olabilir.
Okul öncesi yaşlarda gerek iştahsızlık,
gerekse besini reddetme ya da seçici davranma gibi yeme
sorunları, büyük ölçüde psikolojik nedenlerle ortaya çıkar.
Bu yaşlarda beslenme, çocuk ve ailesi arasındaki duygu
alışverişini belirtmenin en iyi yoludur. Bazı çocuklar
dikkat çekmek için beslenmeyi reddedebilirler. Bu durumda
yemekten önce çocuk ile oyun oynamak bu durumun önüne
geçilmesini sağlayabilir. Çocuk tarafından yiyeceğin
reddedilmesi, anne-babaya karşı kullanılan güçlü bir
silahtır. Aile ve çocuk arasında yaşanan olumsuz yeme
davranışı ile ilgili gerginliklerin devam etmesi,
anksiyeteye kadar varan sorunlara neden olur.
Olumsuz yeme
davranışı olan çocuklara yaklaşımda aşağıdaki noktalara
dikkat edilmelidir:
Çocuğun tüm yediklerini saptamak ve
beslenme alışkanlığını belirlemek için aileden 3 günlük
ayrıntılı (hangi saatte, nelerin, ne miktarda tüketildiği)
beslenme öyküsü alınarak, günlük tüketilen enerji ve protein
miktarı hesaplanmalı Çocukların, yemekten 1 saat önce ve
yemek sırasında sıvı alımları azaltılmalı Çocuk biberon
kullanıyorsa, biberon bardakla değiştirilmeye çalışılmalı.
-
Günlük süt tüketimi 2 su bardağını
aşmamalı
-
Çocuğun besin seçimindeki öncelikleri
dikkate alınarak farklı çeşitte besinler sunulmalı
-
Yemek porsiyonları annenin kendi
ölçüsüne göre değil, çocuğun gereksinimine göre
ayarlanmalı
-
Bir öğünde verilen besin reddedildiyse,
tamamen farklı bir besin denenmemeli ve onun da
reddedilmesi durumunda, bir sonraki öğüne kadar herhangi
bir besin verilmeden beklenmeli
-
Ara öğünler küçük porsiyonlar şeklinde
olmalı
-
Herhangi bir nedenle ödül olarak şeker
ve tatlı türünden besinler verilmemeli
-
Yiyecekler çocukların kolay
yiyebileceği ve ilgilene bileceği biçimde hazırlanmalı
(örmeğin küçük dilimlenmiş havuç, salatalık, vb; küçük
şekillenmiş köfte, sigara böreği; karikatürize edilmiş
kurabiye, kek, vb)
-
Çocuklar anlatılanı değil, gördüklerini
taklit ederek öğrenirler. Bu nedenle anneler, babalar ve
çocuğun bakımından sorumlu diğer kişiler olumlu (tutarlı
ve benzer) yeme davranışı içinde olmalı
-
Grup halinde yaşıtlarıyla ya da
arkadaşının evinde, restoranda, piknikte yemek, yemenin
çocuklarda,özellikle seçici çocuklarda olumlu yeme
davranışının gelişmesine yardımcı olduğu bilinmeli
-
Geçici olarak bir yiyeceğe düşkünlük
veya reddetme, bu yaş çocuklarda görülen yaygın bir
sorundur. Normal gelişimin bir parçası olarak kabul
edilen bu durum, çocuğun bağımsızlığının bir ifadesidir
-
Reddetme durumunda, ailelere çocuğu
yemek konusunda zorlamanın doğru olmadığı, bunun sorunu
kötüleştireceği, ancak reddedilen besinin bir süre sonra
tekrar denenmesi gerektiği anlatılmalı.
-
Yemek saatlerinin çocuğun gününün hoş
bir bölümü olmasına özen gösterilmelidir.
Okul çocuklarının beslenmesi:
Okul çocuklarının beslenmesi fizik
gelişmeyi sağlamanın yanı sıra bu yaş çocukların
hastalıklardan korunması açısından da önemlidir. Günümüzde
Akdeniz tipi beslenme en sağlıklı beslenme biçimi olarak
kabul edilmektedir. Okul çocuklarının beslenmesi de bu
özellikler göz önüne alınarak hazırlanmalıdır.
|