|
Siz olsaydınız yeni doğan bir bebek için
nasıl bir besin hazırlardınız!
Hangi besin çeşitlerini koyardınız ve miktarlarını
nasıl ayarlardınız !
Hazırladığınız bu besin maddesinden ,
bebeğe ne kadar verirdiniz!
Hazırladığınız besin maddesinin bebeğin
barsaklarına, böbreklerine uygun olması için ne gibi
önlemler alırdınız!
Bu sorular daha da artırılabilir. Ancak biz
besin maddelerinin temel özelliklerinden başlayalım ve bir
canlı için mutlak gerekli olan besin öğelerini maddeler
halinde sıralayalım;
1. Su
2. Proteinler ve amino asitler
3. Karbonhidratlar
4. Yağlar ve yağ asitleri
5. Minareller
a)
Ana yapı elementleri:
Karbon, azot, oksijen, hidrojen
b)
Makromineraller:
Kalsiyum, magnezyum, sodyum, klor, potasyum, kükürt
c)
Mikroelementler(eser
elementler): Demir, iyot,çinko, bakır, krom, manganez,
selenyum, molibden, kobalt,flor, nikel, vanadyum, silikon
6.Vitaminler: A, B (8 tane alt grubu
vardır), C, D, E ve K vitaminleri
şimdi bu besin maddelerini sırayla
inceleyelim.
Su
İnsan vücudunun iç ortamı büyük oranda sıvı bir ortamdır.
İnsan vücudunda cereyan eden olağanüstü girift canlılık
olaylarının devam edebilmesi için vücut sıvılarının
miktar,dağılım ve içerik olarak çok dar sınırlar içinde
sabit tutulması gerekir.
Vücuttaki toplam sıvı gebeliğin 10.
haftasında vücut ağırlığının %94’ünü oluştururken yeni
doğmuş bir bebekte vücut ağırlığının %79’u kadardır. Bebek 3
aylık olunca vücut toplam sıvısı %70’e, 1 yaşına gelince de
%60’a iner. Erişkinlerin vücut sıvısının toplam vücut
ağırlığına oranı %55 civarındadır.
Erişkinlerde vücuda günlük giren ve çıkan
su miktarı toplam vücut ağırlığının %6’sı kadar iken, süt
çocuklarında bu miktar bunun 4 katıdır(%25). Sonuç olarak ,
bebekler çok çabuk su eksikliğine (dehidratasyon)
girebilirler.
Öyleyse bebeğe verilecek besinin su miktarı
çok yüksek olmalıdır. Bu nedenle, anne sütünün %90’ı su’dur.
Proteinler ve
amino asitler
Protein büyüme,ve organ tamiri
için gerekli temel besindir. Hayvan sütleri insan sütünden
daha fazla protein içerir. Daha fazla proteinin daha iyi
olduğunu düşünebilirsiniz, ancak hayvanlar insanlardan hızlı
büyürler ve daha fazla proteine ihtiyaçları vardır.
Bebeklerin böbrekleri tam olgunlaşmamıştır ve proteinin
fazlasını atamazlar.
Anne sütündeki proteinler; katı(kazein) ve
çözünebilir (whey) protein şeklindedir.
Anne sütündeki kazein inek sütündeki
kazeine göre daha yumuşak pıhtılar oluşturur, ve
sindirilmesi daha kolaydır.
Anne sütündeki whey proteinlerinin çoğu
anti infektif proteinlerdir. Bu proteinler bebeği
enfeksiyonlardan korur. Hayvan sütlerinde anti infektif
protein türleri yoktur.
Bebek anne karnında iken tamamen mikropsuz
bir ortamdadır. Doğar doğmaz milyarlarca mikropla
karşılaşır. Ve henüz bebeğin bağışıklık sistemi yeterince
gelişmemiştir. Onun için bu koruyucu maddelerin anne sütüne
konması bebek için hayati değerdedir. Diğer bir deyişle
hayatın ilk günlerinde ve ilk yıllarında bağışıklık sistemi
tam olarak gelişmemiştir. Ve çocuk infeksiyonlarla
erişkinler gibi savaşamaz. Bu nedenle bebeğin annesi
tarafından korunması gerekmektedir. Anne bu koruma görevini
çocuğuna sütünü emzirmekle sağlar. Siz hazırlasaydınız,
bebeğin besinine hangi koruyucu maddeleri koyardınız!
Vurgulamak gerekir ki, anne sütü bebekler
için sadece bir besin değildir. Aynı zamanda bebeği
infeksiyonlara karşı koruyan canlı bir sıvıdır. Makrofajlar
ve lenfositler canlıdır. Bu yönüyle de hiçbir besin anne
sütünün yerine geçemez. (Dünya sağlık örgütü-1993, UNICEF,1993-beslenme
bölümü- H-10F)
İşte anne
sütündeki anti infektif (mikrop öldürücü) maddeler;
|
Salgısal İg A |
Sütte, kandan 50-100 kat daha fazla bulunur. Bebeğin solunum
yolu mukozasını mikroplara karşı korur. |
|
İg G ve İg M |
Bebeği, annenin geçirmiş olduğu hastalıklara karşı korur. |
|
Bifidus faktörü |
Barsakta uygun mikropların yerleşmesini sağlar |
|
Lizozim |
Bakterileri öldüren enzimdir. |
|
Laktoferrin |
Demir bağlayıcı protein, barsakta yabancı mikropları öldürür. |
|
Proteaz koruyucuları |
İmmunglobulinlerin mide ve barsakta parçalanmalarını önler. |
|
Kompleman |
Bakterilerin öldürülmelerine yardımcı olur. |
|
B12 vitamini ve folat |
Bağırsakta, protein bağlayıcı mikropların üremesini engeller. |
|
İnterferon |
Virüsleri öldürür. |
|
Makrofajlar |
Mikropları öldürür. |
|
Lenfositler |
Mikropları öldürmekle görevlidir. |
Ayrıca emziren annenin endişelerden ve
korkulardan uzak olması gerekir. Stresli bir ortam annenin
sütünün azalmasına ve giderek kesilmesine sebep olur.( Sütün
iyi gelmesini sağlamak için annenin kendini iyi
hissetmesini ve kendine güvenmesini sağlamaya çalışmak
önemlidir. Dünya sağlık örgütü-1993, UNICEF,1993-beslenme
bölümü- H-10F)
Ayrıca emziren annede yüksek düzeyde
prolaktin hormonu salgılanır. Prolaktin hormonunun süt
yapılmasını sağlamasının yanısıra, anneyi gevşetme
fonksiyonu da bulunmaktadır.
Karbonhidratlar
(şekerler)
Erişkin beslenmesinde en önemli
karbonhidrat nişastadır. Ve insan diyetinin temel
maddelerinden biridir.ve birçok tamamlayıcı yiyecekte de
bulunur. Ancak yenidoğan bebek nişastayı sindiremez. Anne
sütüne bebeğin barsağına uygun olan laktoz şekeri
konulmuştur. Anne sütündeki laktoz diğer hayvan sütlerinden
daha fazladır. Laktoz meme hücrelerinde glukoz ve galaktoz
moleküllerinden sentezlenir. Yavaş ve kolay sindirildiğinden
kan şekerini, çocuğun ihtiyacına uygun oranlarda tutar. Anne
sütündeki laktoz miktarı anne diyetinden etkilenmez. Laktoz
sütteki kalsiyum emilimini artırır. Laktozu meydana getiren
moleküllerden biri olan galaktoz molekülü bazı yağ
molekülleri ile birleşerek bebeğin beyin gelişimi için çok
önemli olan bileşikler meydana getirir.
Laktoz bebeğin barsaklarında laktobasillus
bifidus denilen mikropların çoğalmasını sağlar. Böylece
bebeğin barsak florası zararlı olmayan bu bakterilerden
teşekkül etmiş olur. Ve bebeğin ishallerden korunması
sağlanmış olur.
Anne sütünde karbonhidratlar olarak ayrıca
küçük oligosakkarit denilen küçük şekerler vardır.
Oligosakkaritlerin 100’den fazla çeşidi bulunmaktadır.
Oligosakkaritler barsaklarda zararlı mikroplara yapışarak
onların barsaklara tutunmalarını önlerler.Ve bebeği bu
zararlı mikroplardan korurlar.
Anne sütünün uygun karbonhidrat içeriği
nedeniyle bebekler daha yumuşak dışkılarlar ve daha az
kabız olurlar. Ayrıca barsak hareketleri daha hızlı
çalıştığı için barsakta biriken biluribini (bebek sarılığını
yapan madde) daha çabuk atarlar.
Yağlar
Bebekler kendileri için gerekli olan enerjinin büyük kısmını
anne sütündeki yağlardan karşılarlar. Anne sütündeki yağlar
küçük çaplı yağlardır. Bebeğin barsaklarından emilimi
kolaydır. Her emzirmede, emzirmenin sonuna doğru sütteki yağ
oranı yükselir. Son sütteki yüksek yağ oranı bebeğin
kendisini tok hissetmesini sağlar, bebek emmeyi bırakır ve
aşırı beslenmekten kurtulur. Böylece, anne sütü ileriki
yaşlarda ortaya çıkacak şişmanlıktan ve onun meydana
getireceği zararlardan bebeği korur. Bu zararlar şöyle
özetlenebilir; Kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon,
erişkin tipi şeker hastalığı, karaciğer yağlanması.
İnsan sütünde ayrıca yağ sindirimine
yardımcı olan lipaz enzimi bulunur. Bu enzim hayvan
sütlerinde ve mamalarda bulunmaz.
Anne sütü doymamış yağ asidleri ve
esansiyal yağlardan zengindir.Esansiyal yağ asidleri hayvan
sütlerinde ve mamalarda bulunmaz. Bunlar bebeğin beyin
gelişimini, gözlerin gelişimini ve vücuttaki tüm hücrelerin
artmasını sağlarlar.
Yeni doğanın deri altında çok az yağ deposu
bulunmaktadır. Gerekli olan yağları dışardan almak
zorundadır. Anne sütü, bebeğin yağ ve yağ asitleri
ihtiyacını karşılayacak en mükemmel bileşimde yaratılmıştır.
İşte buna bir örnek. Yaşamın ilk dört ayında vücudda dokosa
heksanoik(DHA) asid eksiktir ve mutlaka dışarıdan alınması
gerekir.Anne sütünde yeterli DHA mevcuttur.
Anne sütünde kolesterol düzeyi yüksektir.
Bilindiği gibi erişkinlerde yüksek kolesterol zararlıdır.
Halbuki bebekte yağları parçalayıcı enzimleri uyarma görevi
yapar ve bu yönüyle de ileriki yaşlarda, yağ parçalayıcı
enzimler iyi çalıştığı için; damar sertliğinden, yüksek
tansiyondan korunmuş olur.
Mineraller
Anne sütünün mineral içeriği anne beslenmesiyle değişmez.
Annenin mineral depoları kullanılarak bebeğin ihtiyaçları
temin edilir.
Anne sütünde tam bebeğin gereksinimi kadar
mineral bulunur. Bu minerallerin hepsi vücut tarafından
kullanıldığı için böbreklere fazla iş düşmez. Bu da ilk
günlerde henüz yeterince olgunluğa ulaşmamış böbrekler için
çok faydalı olur.
Anne sütündeki
minerallerden bazılar ve miktarları (her 100 ml süt için)
|
Sodyum |
0.7 (meq) |
|
Potasyum |
1.3 (meq) |
|
Klorür |
1.1 (meq) |
|
Kalsiyum |
28 (mg) |
|
Fosfor |
14 (mg) |
|
Magnezyum |
3.5 (mg) |
|
Demir |
0.1 (mg) |
|
Çinko |
0.1 (mg) |
|
Bakır |
0.02 (mg) |
|
İyot |
11 (mikrogr) |
|
Selenyum |
2 (mikrogr) |
|
Mangenez |
0.6 (mikrogr) |
|
Flor |
1.6 (mikrogr) |
|
Krom |
5 (mikrogr) |
Vitaminler
Anne sütünde ilk aylar için yeterli vitamin bulunmaktadır.
Anne sütündeki büyüme faktörleri;
Anne sütünde başta barsak ve solunum
sistemi olmak üzere çok sayıda organ ve sistemin büyüme ve
gelişmesini düzenleyen büyüme faktörleri vardır. Bunlar
düşük molekül ağırlıklı proteinlerdir.Büyüme faktörlerinin
miktarı ağız sütünde(kolostrum) yüksektir. Daha sonraları
süt miktarı arttığı için bebek emdiği sürece yeterli
miktarda büyüme faktörlerini almaya devam eder.
Büyüme faktörlerinden bazıları
Epidermal büyüme faktörü
Sinir büyüme faktörü, sinir
sisteminin gelişmesinde görevlidir.
İnsülin benzeri büyüme faktörü, büyüme
hormonu gibi görev görür.
Eritropoetin, kemik iliğini uyararak kan
yapımını artırır. Diğer büyüme faktörlerini ayrıntılarda
kaybolmamak için atlıyoruz.
Normal bir protein ağızdan alındıktan sonra
mide barsak sisteminde parçalanır. Çünkü buralar hem
asidiktir(mide), hem de proteinleri parçalayıcı enzimlerle
donatılmışlardır. Ancak büyüme faktörleri, protein
olmalarına karşılık bebeğin barsaklarında parçalanmazlar.
Eğer parçalansalardı görevlerini yerine getiremezlerdi.
Allah bunları gastro-intestinal sistemde (mide-barsak
sistemi) parçalanmayacak şekilde yaratmıştır.
Ağız yoluyla alınan epidermal büyüme
faktörü doğrudan mide ve barsakların büyümesine katkısı
olduğu gibi, barsaklardan emilerek diğer dokular üzerinde de
etkisini gösterir. Anne sütündeki bu büyüme faktörleri, anne
sütünde bulunan ve hücrelerin yapıtaşı olmakla görevli diğer
proteinlerin de, en ideal bir şekilde kullanılmasını
sağlamaktadır.
Enzimler
içinde en önemlisi lipazdır. Lipaz enzimi
yağların sindirilmesi ile görevlidir. Ve lipaz enziminin
aktif olabilmesi için safra tuzlarına ihtiyaç vardır.
Halbuki bebeğin henüz olgunlaşmamış karaciğerinden ilk
aylarda yeterince barsağa safra tuzu salgılanamamaktadır.
Anne sütündeki lipaz enzimi düşük safra tuzu
konsantrasyonlarında bile aktif görev görmektedir. Bu lipaz
sayesinde anne sütü alan bebeklerin yağ sindirimleri çok
kolay olmaktadır. Birçok enzimin ne işe yaradığını
anlayabilmek içim yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Kısacası
anne sütü bizim kavrayamayacağımız kadar mükemmellikte
yaratılmıştır.
Hormonlar;
Anne sütündeki 10 çeşit hormonun rolleri
bugün itibariyle yeterince anlaşılamamıştır.
Burada Kuran-ı Kerim’in şu ayetini
hatırlayalım. “Size kudret ve hikmetine dair deliller
gösteren, gökten size rızık indiren O’dur. Fakat ancak
gönülden yönelen kimse düşünüp ibret alır.” (Mü’min-13)
Bize rızık olarak gönderilen anne sütüne
baktığımızda, bu günkü tıbbi bilgilerimizle, Allah’ımıza
daha fazla teşekkür etmemiz gerektiği görülmektedir.
Anne sütü
değişkendir.
Kolostrum; Doğumdan sonra ilk 7 gün
üretilen süt kolostrum (ağız sütü) olarak adlandırılır.
Sarımsı renkte olan bu süt özellikle protein,mineral ve
vitaminlerden zengindir. Kolostrumda,olgun sütten daha fazla
protein bulunur. Çünkü kolostrumda olgun sütten daha fazla
antikor ve anti infektif protein vardır.bu anti infektif
proteinler bebeğin doğumdan sonra karşılaşacağı hastalıklara
karşı ilk bağışıklığı sağlar. Hayatın ilk günlerinde ve ilk
yıllarında bağışıklık sistemi tam olarak gelişmemiştir. Ve
çocuk infeksiyonlarla erişkinler gibi savaşamaz. Bu nedenle
bebeğin annesi tarafından korunması gerekmektedir. Anne bu
koruma görevini çocuğuna sütünü emzirmekle sağlar. Kolostrum
,bebeği mikroplardan korumak için yüksek miktarda anti infektif
maddelerle donatılmıştır. Bebek doğduğunda kolostrum
memelerde hazırdır. Olgunlaşmış süt salgılana kadar
kolostrum bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılar.
|