|
Tiroid bezinin yeterli tiroid hormonu
üretememesidir.
Tiroid bezi, boynumuzda kelebek şeklinde,
sadece 20-30 gram ağırlığında bir salgı bezi. Fakat tüm
diğer salgı bezleri gibi o da boyundan büyük işler yapıyor.
Salgıladığı tiroksin hormonu yardımıyla bedenimizdeki bütün
hücrelerin çalışma ritmini teker teker düzenliyor, hızlarını
ayarlıyor. Besinlerin hücreler tarafından enerjiye çevirim
hızlarını beliriyor. Tiroid bezinin bu görevlerini gerektiği
şekilde yapamaması ise önemli sağlık sorunlarına yol açıyor.
Hele de söz konusu olan bedensel ve zihinsel gelişiminin
henüz başında olan bir bebekse...

Normal şartlarda tiroid bezinden tiroid
hormonunun salgılanması, beynin hipotalamus bölgesindeki bir
bez ile kontrol edilir. Hormon miktarı az ise beyinden
tiroid bezine daha fazla hormon salgılaması için emir
verilir. Tiroid bezi daha fazla çalışır. Kanda iyot
eksikliği devam ettikçe beyinden sürekli emir gelir ve
tiroid bezi daha da fazla çalışır. Sonuçta, tiroid bezi
büyür (guatr).
Doğumsal hipotiroidi, Türkiye'de 2700
çocuktan birinde rastlanmaktadır.
Hastalığa neden olabilen bir çok faktör
vardır.Doğumsal hipotiroidi vakalarının % 90’u tiroid
bezinin gelişme kusuruna bağlı olarak ortaya çıkar. Bu
hastaların yaklaşık üçte birinde tiroid dokusu hiç
bulunmaz. Geri kalanlarda ise vücudun farklı bölgelerinde
kalıntı tarzında tiroid dokusu vardır. Bazen bu kalıntı
bezler (özellikle dilaltı bölgesinde ise) yeterli hormon
sentezini yıllarca sürdürebilir ve klinik hipotiroidi ortaya
çıkmayabilir. Ancak çoğunlukla kalıntı bezlerin salgıladığı
hormonlar yetmez. Ve erken çocukluk döneminde hormon
yetersizliği belirgin olur.
Bebeğin anne karnında aşırı iyotla veya
tiroid bezini baskılayan ilaçlarla karşılaşması doğumsal
hipotiroidiye neden olur.
İyot eksikliği gelişmiş ülkeler dışında
dünyada sık görülen bir doğumsal hipotiroidi nedenidir.
Belirgin iyot eksikliğinde, bebek tiroid bezi büyük olarak
doğar(guatr). Çünkü, ortamda yeterli iyot olmayınca tiroid
bezi daha çok çalışarak eksiği telafi etmek ister. Ancak
gene de başaramaz. Hafif iyot eksikliği olan kadınların
özellikle prematüre bebekleri zarar görür.
Klinik bulgular:
Tarama testi ile ortaya çıkan tiroid hormon
yetersizliği vakalarının bir kısmında normal muayene
sırasında hiç bir anormallik gözlenemiyor. Yani,doğumsal
hipotiroidili yenidoğanlarda klinik bulgular yoktur ya da
belirgin değildir. Doğum ağırlığı ve boyu normaldir. Baş
çevresi biraz büyük olabilir. Arka bıngıldağı 0.5 cm den
büyük olması hipotiroidiyi akla getirmelidir.
İlk haftalarda ortaya çıkan önemli
belirtiler şunlardır. Çocuğun sürekli ısıtılamaması, büyük
arka bıngıldak, emme güçlüğü, beslenme sırasında solunum
güçlüğü, yenidoğan sarılığın uzaması. Klinik belirtiler
ancak bebek doğduktan 6-12 hafta sonra belirginleşir. Kaba
bir yüz görünümü, yayvan burun, çökük burun kökü, büyük bir
dil, küçük çene, karın gerginliği, göbek fıtığı, kuru kaba
deri, deride mermer rengi, uykuya eğilim, beslenme
sorunları, kabızlık, kaba sesle ağlama, solunum sıkıntısı,
sesli solunum, burun tıkanıklığı, el ve ayaklarda soğukluk
belirtileri ortaya çıkabilir. Daha büyük çocuklarda diş
çıkmasında gecikme, boy büyümesinde ve zeka düzeyinde
gerilik görülür. Belirtilerin tümünün bir bebekte olması da
şart değil. Bazen , bebekte sadece birkaçı görülebiliyor.
Erken teşhis ancak tarama testleriyle
yapılabilir. Tarama yapılmadığında vakaların % 90’ına ilk
ayda tanı konulamaz. Klinik muayene ile ilk üç ayda da
teşhis edilemeyen vaka oranı yüksektir.
Tüm yenidoğan bebeklerin doğumu izleyen
1-5. günlerde hipotiroidi açısından taranması uygundur.
1981 yılından beri gelişmiş ülkelerde yeni
doğan bebeklerde “ tarama testi’ yapılıyor. Bu tarama testi
gelişmiş ülkelerde doğum sonrası yapılan zorunlu testlerden
biri. Yapılan araştırmalar ise bu ülkelerde bebeklerde
tiroid kökenli gelişme geriliğinin bu sayede ortadan
kalktığını gösteriyor.
Tarama için bebeğin kanında TSH hormonu
ölçülür. Eğer bu hormon düzeyi 20 mL’nin üzerinde ise hemen
T4 hormonu bakılır. T4 düzeyi düşük ise tanı
kesinleştirilir.
Bu ölçümlerden elde edilen sonuca göre
sintigrafi ve ultrasonografi gerekebiliyor. Sintigrafinin,
yapılması özellikle ultrasonda tiroid bezesi görülmemişse
önem taşıyor.
Doğum sonrası tarama testi en erken ve
kesin sonuç veren tanı yöntemi. Daha sonraki dönemlerde ise
kanda tiroid hormon düzeyi ile TSH ölçümü yapılmasıyla tanı
konuluyor.
TSH 30 mü/L üzerinde ise tedavi
başlanmalıdır. Tedavide tiroid bezinin salgılamış olduğu
tiroid hormonu bebeğe ağız yoluyla verilir. Böylece eksik
olan hormon dışarıdan verilmiş olur. Doz yeterliliği, üç ay
aralar ile ve her doz değişikliğinden 7-15 gün sonra yapılan
T4, FT4, TSH ölçümleri ile kontrol edilir. Tetkik günleri
ilaç kan örneği alındıktan sonra verilmelidir.
Bazı hipotiroidi vakaları geçicidir.Geçici
hipotiroidi düşünülen vakalarda, üç yaşlarında ilaç 4-6
hafta kesildikten sonra alınan TSH ve tiroid hormonu
düzeyleriyle tanı kesinleştirilir.
Tedavinin uygun dozda yapıldığını
belirleyen en iyi göstergeler: normal büyüme hızı, uygun
kemik yaşı ilerlemesi ve hormon düzeylerinin normal
seyretmesidir. Tedavi edilmemiş hipotirodide kol ve bacaklar
kısa, baş büyüktür. Ön bıngıldağın kapanması gecikmiştir.
Göz kapakları şiş, burun çökük, boyun kısadır. Terleme az
olur. Cild sarımsıdır.Gelişme ve zeka durumu daima geridir.
Diş çıkarma, oturma, yürüme gecikir. Boy uzaması
yetersizdir.
Tedaviye 3-6 ay arası başlanan vakaların,
ancak % 19’unda zeka oranının (IQ) % 85 üzerinde olduğu
yedinci aydan sonra başlanan vakalarda ise IQ’nun tüm
vakalarda % 85’in altında olduğu saptanmıştır. Yenidoğan
taramalarının başlatılmasından sonra edinilen deneyimler,
normal zeka düzeyi için tedaviye ilk günlerde başlanması
gerektiğini göstermektedir. Erken tanı ve tedavide ve
tanıların ilk başladığı dönemde normal vücut gelişimi ve
normal zeka sağlanabilmektedir. Ancak ağır vakalarda erken
tedavi edilse bile ince motor hareketlerde gerilik, öğrenme
güçlüğü, matematikte başarısızlık genellikle devam eder.
Anne sütü T3’ten oldukça zengindir ve semptomları oldukça
engelleyebilir ancak yetersizdir.
Zeka geriliği ve boy kısalığı, kandaki
hormonun düşüklüğü ile paralel gidiyor. Yani, hormon
düzeyine kadar düşükse zeka geriliği ve boy kısalığı da o
kadar fazla oluyor. Tiroid bezi hastalıklarının ömür boyu
takip gerektirdiğini unutmamak gerekiyor. Yani, başarılı
bir tedavi yapılmış olsa bile düzenli aralıklarla
kontrollerin tekrarlanması şart.
|